top of page

Yol Hikayem

Ağustos 2024

Merhaba, 

 

Ben, kendi sağlık yolculuğu işi haline gelen biriyim. Her şeyi birinci elden keşfederek, araya taraya bir şeylere ulaştığım bir başlangıcım oldu, uzun zamandır da elimden geldiğince paylaşmaya devam ediyorum.

 

1977, Ankara doğumluyum ve bizim nesil antibiyotiğe bayağı tanıyan bir nesildi, hatta tadını seviyodum bile. Çocukken orta kulak iltihapları, odaklanamama, bademcik ve geniz eti sorunları hep vardı. O zaman çalışma ile arası olmayan bir çocuktum neyse bir şekilde lise vs derken, çok iyi bir matematik dersanesine gittim ve HÜ Fizik Müh’ne girdim.

 

Bölüme isteksiz girmiş olsam da, bölümü ve hatta çalışmayı seven biri olarak mezun oldum, okulun son yıllarında ciddi boyutta Karate-do sporunu yapıyordum. Fizik müh eğitimim boyunca asla öğretmen olmam derken mezun olduğum gün, kendi gittiğim butik dershanede üniversite hazırlık fizik öğretmenliğine başladım.

 

2006 civarında olaylar silsilesi ile acaip sorgulamaya başladım bulunduğum noktayı, NLP kitapları okumaya başlamıştım ve ‘Ne istiyorum gerçekten?’ soruları ile birlikte her gün Yalıncak ormanında yürüyüşler yapıyordum. İsteklerimi ve sevdiğim şeyleri bir araya getirerek kelimelere döküyordum. Diyordum ki: ‘işin içinde ingilizce olsun, bilgisayar olsun, renkler olsun ve insanlarla sevdiğim konular hakkında konuşayım!’. Düşünce gücü farkındalık evrensel yasalar… enerji alanlarımız..

Vee 2007 yılının ortalarında tek başıma İstanbul’a taşınmış ve daha önce hiç bilmediğim bir bilgisayarlı biofeedback cihazının eğitimlerini alırken buldum kendimi. Hayalini kurduğum şeyler bir yazılıma aktarılmıştı sanki. Özel bir sistem aracılığıyla bedensel ve zihinsel farkındalık üzerine çalışmalar yapıyorduk. Bingo! Yani ‘Allah’ım ne olur, şu bölümde okumamın bir anlamı olsun!’ dualarım tam anlamıyla kabul olmuştu ve şükürler içindeydim. Ki halen de kullanmaya devam ediyorum işimde. Çılgın bir iş aşkı içinde sağlam bir tempoda çalışıyorduk yani, hep daha fazlası nasıl olur modunda idim, çok severek yapsam da her şeyi.

 

2011 de Endometriosis teşhisi aldım, acil operasyon ile biri patlamış olan 2 kistin alınmasının ardından. Öncesinde ciddi kistik akne sorunum olduğu için uzunca bir antibiyotik tedavisi gerekti ve beslenme değişiklikleri denemiştim. Aslında tabi ki şanslıydım, kistik akne, ödem ve kilo verememe dışında bir şey yaşamıyordum, birçok endo teşhisi alan kişi gibi yoğun ağrılarım yoktu mesela. O zamanki doktorum 2 yıllık süre ile doğum kontrol hapı reçete etti, biraz pazarlık yaptım, 6 ay sonra bıraktım. O zamanlar TR'de ft yaklaşımı henüz yoktu tabi, bazı araştırmalar ile yolum östrojen dominansı ve bağırsak sağlığına çıktı. O zamanlar çok yaygın olan intolerans testleri sonucunda buğday, maya, yumurta ve süt ürülerine intolerans var, yani savaş modunda idi benim mukozam. Ortaya çıkan enflamasyon ve toksinlerin karaciğerime ne kadar yüklendiği ortadaydı. Bir süre karabuğday ekmekleri, manda yoğurdu ile beslenme dğişikliklerinin ardından GAPS diyetinin kitabını buldum yurt dışından, o da yok henüz TR de, tam da aradığım şey gibi duruyordu, baya bir emek harcadım o dönemde. 

 

Ancak olay onunla bitmedi. Diyordum ki ya hastalık bir yana, bedende neyin ne durumda olduğunu gösteren testler olsa keşke ve hastalıklar ciddi boyuta gelmeden yaşam tarzımızla ne yapacağımızı bilsek… İşte o dönemde aradım taradım ve FDN eğitimini buldum ve tam aradığım 4 zamanlı günlük tükürük testleri ve sonra da zaten hormonların durumunu da gösteren kuru idrar analizi yapan DUTCH testi ile tanıştım. Bu arada Amerika ya kargolamak için uğraştığım tükürük tüpleri yerini kurutulmuş kağıtlara bıraktı. Nihayet gerçekten de yaşam tarzı değişikliği ve uygun destekler ile sağlığı korumak için yapılabilecek çok şey olduğunu öğreniyordum. Hatta yumurtalık kistlerinin alınmasının bazı durumlarda yumurtalık rezervinde azalmaya yol açabileceğini de çook sonradan öğrendim.

 

Evet östrojen dominansı - kistler olduğunda 33 yaşında idim ve progesteron eksikliği başlamış mıydı bilmiyorum ancak kesinlikle daha az ter attığım, toksinlere dikkat etmediğim, egzersizi önemsemediğim (eski tempom haftada 5 antrenmandan ibaretti), kendime zaman ayırmadığım ve bağırsak sağlığının ne olduğunu tam bilmediğim bir dönemdi.

 

Yavaş yavaş bütün bunları devreye aldım en çok da arada bir atıştırma alışkanlığını değiştirmek fark yarattı, protein temelli ve bol sebzeden oluşan. 2 hafta içinde duygu iniş çıkışları, anksiyeteli haller değişti.

 

Ha bir de içimdeki koşturan, o durmak bilmeyen bişey vardı onu bir sakinleştirmek gerekti. İşte o dönemde devreye EFT ve Qigong girdi, zaten Mindfulness uygulamaları, qigong adı altındaki birçok zihin-beden pratikleri artık olmazsa olmazımız.

 

Neyse bu süreçte gelmişim 38 yaşlarına filan, ve yine bedenimi bir farklı hissediyorum, bir depresif ve ağlak bir haldeyim. Sanki hormonlarım bana diyor ki: bak çocuk düşünüyor musun düşünmüyor musun biz yavaştan kaçıyoruz… sonradan tabi anladım bunu, bir yandan endo riski her zaman var ve dikkat etmek gerekiyor, semptomlar kapıda… Ama hiç bilmiyorum tabi hormonlarımın değişim dönemine girdiğini… ama çok çekiliyorum bu hormon konularına ve eğitimlere devam ediyorum bir yandan.

 

İşte o dönemde 2017 civarı, Dr Mustafa Atasoy ve FTA ile tanıştım, TR de DUTCH anlatan biri vardı, çok heyecanlandım ve hemen bağlantıya geçtim, o dönemler bir çok şeyin tohumları atılmış aslında.

 

Kişilerle çalışmak sözkonusu olduğunda benim açımdan en doğru yaklaşım koçluk idi. Ve 1 yıl süren FMCA (IFM) eğitimini tamamladım. Türkiye de ICF onaylı başka koçluk eğitimleri ile devam ettim.

 

Zaman içinde dünyada kadın hormonları, perimenopoz ve menopoz sürecine fonksiyonel yaklaşım ile ele alındığı farklı uzmanlardan eğitimler tamamladım, Jenny Burrel UK, Dr Jessica Drummond, DUTCH testi eğitimi sırasında Dr Lisa Pomeroy, Dr Carrie Jones. Ve bilimsel açıdan bakıldığında şu an yapılabilecek olan şeyler hep aynı kapıya çıkıyor, ruh-zihin-beden kapsamlı yaşam tarzı alışkanlıkları ve menopoz sökonusu ise erken billinçlenme, hazırlık, çünkü hazır olmak bizi güvende hissettirir. :) ne olduğunu anlamadığımızda daha çok panik olabiliyoruz. Birden başlayan saç dökülmeleri, birden hiç kilo verememe, adeta şişip kalma, aşırı yorgunluk hissi… sıcak basmaları ya da uykusuzluk...

 

Ben pm sürecini bir kadının yaşamda olgunlaşması ve kendini tanıyıp daha da çok sevmesi için bir fırsat penceresi gibi görüyorum aslında. Süreçte nasıl ilerlemeli, bir fonksiyonel ya da bütünsel yaklaşımı kullanan hekime zamanında danışılması çok önemli. O kadar önemli ve o kadar bilinmeyen bir alan ki, bir çok kadın çoktan işin içinde ama pek de kondurmuyor doğal olarak.

 

Bazen tek bir cümle bile bizim bulmacamızın eksik parçasını tamamlayabiliyor, aramaya ve denemeye devam etmek kıymetli. İster sıkıntılı bir menopoza geçiş dönemi olsun, ister kronik bir hastalık olsun, bir açıdan iyileşme yolculuğunu, durumun getirdiği semptomları yok etmenin yanısıra, iyileştiğinizde kim olacağınızı yeniden yapılandırma süreci olarak görüyorum.

 

Tüm kronik altyapısı olan ve bize huzursuzluk veren bedensel durumların mutlaka size bir mesajı ve bir de hediyesi var. Çoğu kadının doğal eğilimleri son noktaya kadar kendilerini tüketme yönünde. Gerçek mucizeler en çok direndiğimiz yerdedir. Lütfen bir durun ve dinlenin, dinleyin. Duymaya başlayacaksınız! 

 

Şimdi artık 15 yıldır bu alana odaklanmış biri olarak, fonksiyonel yaklaşım tabanlı yaşam tarzı ve koçluk eğitimleri, qigong eğitmenliği ve özellikle kadınlar için qigong alanında, EFT, mindfulness ve zihin-beden ilişkisi alanındaki çalışmalarımı bir araya getirdiğim bir hizmet alanı sunuyorum. Bu bilgi birikimi ve koçluk deneyimim ile sizlerin de bireysel yolculuğunuzda daha farkında ve bilinçli bir şekilde ilerlemenizi sağlamaya odaklanmış durumdayım. Gerek grup çalışmaları, gerek bireysel koçluk ya da eğitimlerle paylaşım yapmaya devam 

 

Kısaca sizlerle kendi hikayemi paylaşmış oldum ve biliyoruz ki biz yaşadıkça hikayelerimiz değişiyor, zenginleşiyor. Siz de kendi hikayelerinizi paylaşın, ister yazarak ister sesli… Kimse okumasa bile yazın böylece bir sonraki hikayenizde aradaki değişimleri görebilesiniz.

 

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum, sevgiyle kalın.

İletişime geçmek ister misiniz?

Bilgilerinizi girip Gönder'e tıklayın!

  • Instagram
  • Facebook
  • LinkedIn

Teşekkür ederiz!

PHOTO-2021-08-19-11-08-40.jpg
Yeni1 trp.png

What can we do?

FIRST, FOR MYSELF...

Maybe your search for healing, maybe to feel happier and more balanced, or to know yourself better, took you on this journey. Check out our one-on-one or group work for a journey that may be the answer for your search

kapak3.jpeg

Reach me!

Your post has been received. Thanks!

sezin.ardanuc@gmail.com

Atasehir - Istanbul

Subscribe to the e-newsletter (1 post per month)

Thanks.

© 2023 Sezin Ardanuc

bottom of page